Ara
  • Ayşegül Abadan

Güzel Sanatlara Dair


Güzel sanatlar, insanın iç dünyasını yansıtır; kişinin aynasıdır. Bunun için sanatçı olmak gerekmez! Sadece izleyici olarak kalsanız da, beğenileriniz sizin hakkınızda yeterli ipuçlarını verecektir. Hayal dünyanız geniş mi ve yaratıcı özellikleriniz ağır mı basıyor? Ve siz bu nedenle soyut sanatı mı tercih edersiniz? Ya da tersine, maddeyi kendi formatında algılayan gerçekçi sanatı mı savunuyorsunuz?!


Ne olursa olsun, herkesin kendine ait bir yaklaşımı vardır. Bu yaklaşımları belirleyen, daima, aldığımız eğitimler olmuştur. Eğitim, doğumla başlayan uzun bir süreçtir. Yaşam en büyük öğretmendir ve yaşadıklarımızı içeren sanatı bizi ifade ettiği ölçüde kendimize yakın buluruz. İzleyici pozisyonundaki bireyin sanatla bu etkileşimi yaşaması, kendi yapabilir olduğunda etkileşimin ne ölçüde olacağının da göstergesidir. Zira, kendisini ifade edeni izlemekten, kendisi ifade etme aşamasına geçmiştir. Artık özgürdür! Yaşadıklarını resm'eder, besteler, taşa yontar, kağıda döker. Kendisi ile konuşabilir olmuştur.

Bir müzik aleti ya da bir tuval iyi birer dost oldukları kadar, önümüzde yeni olanaklar açabilecek potansiyeli de beraberlerinde getirirler. Kısacası, sanat insanın kendisine yeni bir şans daha vermesidir.


Müzik eğitimi de sanatın diğer alanlarında olduğu gibi, çocuk yaşlarda başlatılmalıdır ki, kişilik gelişiminde duygutar ve sosyal yaşamda kendini ifade becerileri ve de özgüven gelişsin.

1 görüntüleme
  • Facebook - Black Circle
  • Google+ - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Pinterest - Black Circle
  • Instagram - Black Circle